
Mersin Barosu Başkanımız Av. Bilgin Yeşilboğaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Sn.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, Adalet Bakanı Sn. Abdulhamit Gül’den, arabulucuların hukukçu olma zorunluluğunun kaldırılması yönündeki talebini yaptığı yazılı açıklama ile kınadı.
Baro Başkanımız Av. Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“7/02/2019 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde düzenlenen ‘Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Sempozyumu’nda TOBB Başkanı Sn. Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından, arabuluculuğun hukukçular dışındaki meslek gruplarına açılması, özellikle ticari uyuşmazlıklar için iktisat ve finans alanlarında uzmanlaşmış kimselerin de arabulucu olması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ve Adalet Bakanımız Sn. Abdulhamit Gül’den, arabulucuların hukukçu olma zorunluluğunun kaldırılması talep edilmiştir.
“GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN OLUMSUZ SONUÇLAR YARATACAKTIR”
Adalet Bakanımız Sn. Abdulhamit Gül’ün, arabuluculuğun hukukçular tarafından yapılmasının kırmızı çizgileri olduğu hususunda beyanları bulunmaktadır. Biz de arabuluculuk mesleğinin hukukçu olmayan kimseler tarafından yapılmasının, geri dönüşü olmayan olumsuz sonuçlar yaratacağı kanaatindeyiz. Menfaat temelli alternatif bir çözüm yolu olan arabuluculukta, eşitlik temel bir prensiptir. Arabuluculuğun ancak bir hukukçu arabulucu tarafından yürütülmesi halinde bu eşitlik sağlanabilecektir.
Sn. Rifat Hisarcıklıoğlu, 2018 yılında arabuluculuk konusunda yapmış olduğu bir konuşmasında, “Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık” beyanıyla, arabuluculuğun evrensel ve hukuksal ilkelerini özümseyemediği anlaşılmaktadır.
“ORTAYA ÇIKAN SONUÇ HAK, HUKUK VE HAKKANİYET KURALLARINA UYGUN OLMAYACAKTIR”
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, hiç bir kesim ya da grubun menfaatine fayda sağlamak adına yapılmış bir düzenleme değildir. Bu mantıkla yapılacak arabuluculuklar neticesinde ortaya çıkan sonuçların hak, hukuk ve hakkaniyet kurallarına uygun olmayacağı açıktır.
Hukukçuların, düzenlenen belgelerdeki ve tutanaklardaki imzası, işleme resmiyet ve hukukilik kazandırmakta ve ilam niteliğinde belgeye dönüştürmektedir. Hukukçular dışındaki kişilerin, usule ve esasa ilişkin yasal düzenlemeleri yapmaları hukuken ve fiilen imkansızdır.
Hali hazırda 9.000 civarında arabulucu, işlerini layığıyla yapmaktadır. Mesleklerinde en az beş yıl tecrübeye sahip 30.000’den fazla hukukçu ise, bu işi yapmak için beklemektedir. Arabuluculuk için emek ve zaman harcamayı göze almış bu denli eğitimli bir hukukçu grubu varken, arabuluculuk mesleğini birilerinin menfaatine devşirmeye çalışacak hukuk eğitimi almayan kimselerin bu işe talip olması dahi kabul edilemez.”
Biz Sn. Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül’ün, arabulucunun hukukçu olması yönündeki görüşlerine katılıyor, hukukçu olmayan kimselerin arabuluculuk işine talip olmalarının dahi kabul edilemez buluyoruz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

