Mersin BarosuMersin Bar Association

HABERLER

MERSİN BAROSU’NDA İNSAN HAKLARI MERKEZİ İHTİYAÇ ANALİZ TOPLANTISI YAPILDI

MERSİN BAROSU’NDA İNSAN HAKLARI MERKEZİ İHTİYAÇ ANALİZ TOPLANTISI YAPILDI

BARO BAŞKANIMIZ AV.  BİLGİN YEŞİLBOĞAZ:

“İNSAN HAKLARINI SAVUNMADA GÜÇLER SAVAŞI YAŞANIYOR”

“İNSAN HAKKI İHLALİNDE HUKUKÇU BAKIŞI KAYBEDİLDİ”

Türkiye Barolar Birliği (TBB), Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi tarafından hayata geçirilen ‘Baroların ve Avukatların Avrupa İnsan Hakları Standartları Konusunda Kapasitesinin Güçlendirilmesi’ Projesi kapsamında, pilot baro seçilen Mersin Barosu’nda 22-23 Ekim 2018 tarihlerinde, İnsan Hakları Merkezi ve ilgili merkez ve komisyonların kurumsal kapasitesi, eğitim kapasitesi ve ihtiyaç analizi belirleme toplantısı yapılıyor. Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında, “İnsan hakları ihlalinde hukukçu bakış kaybedildi, insan haklarına bakış siyasi görüşe indirgeniyor. İnsan hakları ile uğraşan kesimler baş belası olarak görülüyor. İnsan haklarını savunma konusunda güçler savaşı yaşanıyor. Bilgiliyiz ama güçlü değiliz. Bu siyasi coğrafyada donkişotluk yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Barolarda İnsan Hakları Merkezi’ni kurmayı amaçlayan proje kapsamında gerçekleşen ihtiyaç belirleme toplantısı, Mersin Barosu Gökdelen Hizmet Birimi’nde gerçekleşti. Toplantıya Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, Başkan Yrd. Av. Fatma Demircioğlu, Genel Sekreter Av. Adnan Günbay, Sayman Av. Kazım Yüksel, baro yönetim kurulu üyeleri  Av. Mahçe İnanoğlu Deprem, Av.Ece Kovan Demirtaş, Av. Burak Can Erden, TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve İnsan Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Eyyüp Sabri Çepik, TBB İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. İzzet Varan, Avrupa Konseyi Uzmanları Av. Musa Toprak, Av. Ali Ersoy Kontacı, Zeynep Ertürk Üner, Rytis Jokubauskas ve İvana Ruagna, AB Proje Koordinatörü Evrim Menteşoğlu,  Mersin Barosu üyesi Av. Ferhat Fazıl Çetin, Av. Mazlum Sayat, Hasan Keleşoğlu, Av. Derya Demir, Av. Elçin Özkan Yiğit, Av. Sinem Şimşek,  Av. Arma Umran Yiğit, Av. Ayşegül Acar, Av. Ezgi Özkan katıldı. Yapılan birebir görüşmeler ve grup çalışmaları ile insan hakları alanında faaliyet gösteren komisyon ve merkezlerin kurumsal kapasitesi, eğitim kapasitesi ve bu konulardaki ihtiyaçları hakkında Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz’dan ve avukatlardan bilgiler alındı.

“BU PROJENİN TOPLUMA VE BAROLARA GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMALI”

 İnsan Hakları Merkezi projesini önemsediklerini ifade eden Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, “Başlatmış olduğunuz bu projenin bir sonucu ve geri dönüşümü olmalı. Eğer topluma ve baroya geri dönüşümü olmazsa, bu bizlerde şevkin kırılması olarak karşımıza çıkıyor. Mersin Barosu olarak bu projenin samimi ve  çözüm odaklı, sonuca endeksli olması bizler için çok önemli. Mersin Barosu’nun pilot baro seçilmesi bizim için olumlu, ileriye dönük ve umut verici bir projedir. Biz bu projeye sahip çıkmak istiyoruz. Çünkü Mersin kozmopolit bir kent. Dezavantajlı grupların bir arada yaşamak zorunda olduğu ve birbirlerinin hassasiyetlerine özellikle saygı göstermesi gereken bir kent. Bu kentte kırılganlıklar fazla olabilir. Bu kırılganlıkları bir arada tutabilecek ve bunların arasındaki sorunları tek çözebilecek kurum olarak herkes Mersin Barosu’nu görüyor. Mersin Barosu, bütün sivil toplum örgütlerinin üzerinde ve herkesi birleştirecek güç olarak lanse edilen ve medet umulan bir kurumdur. Bunun bilincinde olarak, 2012 yılında yönetim kurulu üyeliğine geldiğimde hak ihlallerinde en fazla mağdur olan Kadın Hakları, Çocuk Hakları ve Avukat Hakları Komisyonlarını merkeze çevirdik. Mersin Barosu olarak çalışmalarımız hem içe dönük, hem de dışa dönük olmak zorunda. Sadece meslektaşlarının meslek sorunlarıyla ilgilenen, dar ve sığ düşünce yapısında bir Baro hayal etmedik. Adalet,Hukuk,Meslek ve meslektaş sorunlarına yönelik mücadelemizin dışında en önemli yönümüz dışa dönük yönümüzdür. Topluma, dezavantajlı gruplara yönelik yönümüzü önemsiyoruz. İnsanı temele koymadığınız zaman uygulamaya çalıştığınız hukukun da bir anlamı olmayacak. İnsan Hakları Merkezimiz, Kadın Hakları Merkezimiz, Çocuk Hakları Merkezimiz, Hayvan Hakları Merkezimiz, Çevre Hukuku Komisyonumuz başta olmak üzere, merkez ve komisyonlarımızla dışa dönük yüzümüzü daha da geliştireceğiz” “ şeklinde konuştu. Baroların bu konudaki dezavantajını dile getiren Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz;  “Seçilen başkanla beraber projeler yürüyor, daha sonra yeni seçilen başkan ve yönetim eğer o ilkeleri benimsemiyorsa sizin yarattığınız o projeler hemen raftan kaldırılabiliyor. Eğer biz bunu Mersin Barosu’nda kurumsal hale getirebilirsek, bundan sonra gelecek olan başkan ve yönetimlerin bu ilkelere riayet etmesini sağlayabilirsek, en büyük kazancımız bu olacaktır” dedi.

“İNSAN HAKLARINA BAKIŞ SİYASİ GÖRÜŞE İNDİRGENİYOR”

İnsan haklarına bakışın siyasi görüşe indirgendiğinin altını çizen Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, “İnsan hakları ihlalini anlattığınız zaman, hükümet karşıtı olarak lanse ediliyorsunuz. Siyasi görüş olarak hükümetle aynı paraleldeyseniz, olayı insan hakkı ihlali olarak görmüyorsunuz. Biz bu çıkmazdayız. İnsan hakkı ihlalinde hukukçu bakış açısı kaybedildi, siyasi bakış açısıyla bakılıyor. İnsan haklarıyla ilgili merkezlerimiz,  Mersin özelinde yaşanan insan hakları ihlalinde girişken ve bu ihlallere müdahil olmak zorundadır. Avukatlık Kanunu’nun ve Anayasa’nın bize vermiş olduğu yetkileri barolar kullanarak topluma dönük yüzünü göstermek zorundadır. Hak ihlalleri ile nasıl mücadele edileceği konusunda pratiğin geliştirilmesi gerekiyor. Burada dezavantajlı gruplarla Mersin Barosu’nun ve avukatların nasıl entegre olacağı hususları öncelikle gündeme alınmalı. Bizim İnsan Hakları Merkezi’nden beklentimiz; ‘Mersin Barosu her yerde, her dezavantajlı grubun yanındadır’ diyebilmemiz gerekiyor. Burada hak ihlali yaratanlarla da çatışmayı göze almak gerekiyor. Hak ihlali olduğu yerde, karşınızda devlet vardır. Genelde hak ihlalini devletler yapar, ya da o erki kullanan kişiler yapar. Siz onlara karşı durduğunuz anda, bir anda devlete, hükümete karşı durmuş gibi oluyorsunuz. Sizin müdahalenizi, İnsan hakkı ihlalini önleme amaçlı olarak değil, hükümet kendilerine yapılmış gibi görüyor. Ülkemizin içte ve dışta bulunduğu siyasi konjonktürü herkes biliyor. Bunu pratikte yaşayıp göreceğiz” ifadesini kullandı.

“SİYASİ COĞRAFYADA DONKİŞOTLUK YAPACAĞIZ”

Rejim değişikliği ile hükümetin çok güçlü bir yapıya dönüştüğünü belirten Baro Bşk. Av. Bilgin Yeşilboğaz, “İnsan hakları alanındaki faaliyetler nedeni ile Avukatları, bizim merkezlerimiz de dâhil olmak üzere, insan hakları ile uğraşan kesimleri baş belası olarak görüyorlar. İnsan Hakları Merkezlerimiz ile bu siyasi coğrafyada donkişotluk yapmaya çalışıyoruz. Bizim yapabileceğimiz; İnsan hakları ihlallerinin niteliğini belirlemek, hak ihlallerinin önleyebileceğimiz kadarını önleyebilmek ve deşifre edebilmek, topluma yayabilmek, farkındalık yaratabilmek. Bir çok kesim toplumda yaşanan çok farklı olayları hiçbir şekilde insan hakkı ihlali olarak görmüyorlar. Anlatıcı, öğretici ve önleme yönümüzün olması gerekiyor. Önlemeyi ancak deşifre ederek yapabiliriz. Yargı sistemimiz bir çıkmaz içerisinde. İnsan hakkı ihlalini yargıya götürdüğünüz zaman, oradan olumlu sonuç alamayacağınıza inanıyorsunuz. Bu şevk kırıklığı yaratıyor. Siyasi irade olumlu bir adım atmadığı sürece siz kamu görevlileriyle tartışmaya çalışıyorsunuz. İnsan haklarını savunma konusunda güçler savaşı yaşanıyor.  Onların hiçbirinin insan ihlali hakkında bilgisi yok. Biz bilgiliyiz ama güçlü değiliz. Sorunumuz bu. Bu yapıyı meslektaşlarımızla çok kuvvetli hale getirmemiz gerekiyor, tabi bu süreç içerisinde donkişotluk yapacağız” şeklinde konuştu.

Adli yardımdan herkese avukatlık hizmeti verilemediğini de sözlerine ekleyen Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, “Bir kısım meslektaşlarımız siyasi davalarda, bir kısmı çocuk haklarında, bir kısmı da şiddet mağduru kadınlarımızın davalarında, bir kısmı çevre davalarında gönüllü avukatlık yapıyor. Baromuz avukatları bu tür hak ihlallerinde gönüllü hizmet vermektedir. Canla başla çalışmaktadır” dedi.

TBB İnsan Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Eyyüp Sabri Çepi ise konuşmasında, “Bazı barolarda İnsan Hakları, Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezi, komisyon olarak faaliyet göstermektedir. Merkezin anlamı ve işlevi komisyona göre çok daha geniştir. Örneğin Van Barosu’nda İnsan Hakları Komisyonu, Mersin Barosu’nda da İnsan Hakları Merkezi olarak faaliyet gösteriyorsa, prototif bir insan hakları oluşturma sıkıntısı yaşayacağız. Baroların merkez olarak mı, yoksa komisyon mu olarak mı faaliyet gösterecekleri konusunda ortak karar vermelerini bekliyoruz” dedi.

Toplantının 2. gününde ise; Mersin İHD, Mersin Tabip Odası, TMMOB İl Temsilciliği, LGBT Dernekleri, kadın dernekleri, Roman Derneği, ve Mersin Kent Konseyi’nde görevli avukatlarla görüşülecek.

 

 

 

Galeri