
“TAHİR ELÇİ CİNAYETİNİN FAİLİ MEÇHUL KALMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Mersin Barosu, Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi’yi, katledilişinin 3. yılında andı.
Mersin Baro Odası’nda düzenlenen anma etkinliğine, Mersin Barosu Başkan Yardımcımız Av. Fatma Demircioğlu, Genel Sekreterimiz Av. Adnan Günbay, Saymanımız Av. Kazım Yüksel, yönetim kurulu üyelerimiz Av. Bilgehan Yaşa, Av. Ece Kovan Demirtaş, Av. Burak Can Erden, İnsan Hakları Merkezi Başkanımız Av. Hasan Keleşoğlu ve avukatlarımız katıldı.
Mersin Barosu adına açıklama yapan Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Hasan Keleşoğlu şöyle konuştu: “Bilindiği gibi, insan hakları savunucusu, Avukat ve aynı zamanda Diyarbakır Baro Başkanı olan Tahir Elçi 28 Kasım 2015'te yapmış olduğu ve "Silah, çatışma, operasyon istemiyoruz" sözlerini sarf ettiği bir basın açıklamasının hemen ardından silahla vurularak öldürüldü.
Tahir Elçi hayatını hakikat, adalet ve insan haklarına adadı. Gözaltına alınanların, işkenceye uğrayanların ve zorla kaybedilenlerin haklarını savunmak için kendi hayatını tehlikeye attı ve Türkiye'de işlenen insan hakları ihlallerine uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Ekim ayında katıldığı bir televizyon programında dile getirdiği ve ifade özgürlüğü çerçevesinde meşru olan görüşleri nedeniyle hakkında "terör örgütü propagandası" suçlamasıyla kovuşturma başlatıldı, gözaltına alındı ve yedi yıl altı ay hapis cezası tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu, özellikle sosyal medya aracılığıyla Tahir Elçi'ye yönelik ölüm tehditlerini de içeren bir korkutma ve taciz kampanyasının başlamasına sebep oldu. Bu yaratılan baskı ve korku ortamının ardından da hayatına kast edildi.
Aradan bir ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen onu kimin öldürdüğü ve neden öldürdüğü hala belirsizliğini koruyor, soruşturmanın yetersizliğine dair işaretler biz hukukçuları ve kamuoyunu kaygılandırıyor.
Tahir Elçi’nin öldürülmesine dair soruşturma sorunlu bir şekilde başladı. Olayın hemen ardından kapsamlı bir olay yeri incelemesi gerçekleştirilmedi ve olay yeri emniyet altına alınmadı. Tüm bu koşullar söz konusu iken yetkililer Tahir Elçi'yi öldüren kurşunu ölümünden üç gün sonra bulduklarını iddia ettiler. Geçtiğimiz günlerde ise Emniyet ekiplerince çekilen iki ayrı kamera kaydında, vurulma anına ilişkin 17 saniyelik görüntünün bulunamadığı ortaya çıktı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı bir idari soruşturma mantığına indirgeyen tutumu ve soruşturma dosyası hakkında hukuken alınmış bir gizlilik kararı olmadığı halde soruşturmaya getirilen fiili gizlilik uygulaması kaygılarımızı arttırmaktadır. Bu nedenlerle, soruşturmanın etkin yürütülmediği hatta cinayetin örtbas edilmek istendiği konusunda ciddi kuşkular taşıyoruz.
Tahir Elçi'nin öldürülmesiyle ilgili soruşturmanın etkin, kapsamlı, bağımsız, tarafsız ve gecikmesiz bir şekilde gerçekleştirilmesi ve sorumluların adalet önüne getirilmesi için başta Diyarbakır’daki meslektaşlarımız olmak üzere biz hukukçular olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Aynı duyarlılığın, soruşturmayı yöneten adli mercilerce de paylaşılması gerektiğini düşünüyor ve bu hususta görevlileri uyarıyoruz.
Tahir Elçi cinayetinin faili meçhul kalmasına izin vermeyeceğiz, barış elçisi olan Tahir Elçi’nin yaşamını adadığı demokrasi, barış, adalet ve insan hakları mücadelesine sahip çıkacağız.”

