
1. Ceza Dairesi
2015/6131 E.
2016/143 K.
- KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
- AV TÜFEĞİYLE MAĞDUR HEDEF ALINARAK ATEŞ EDİLMESİ
- MAĞDURUN ORGANLARINDAN BİRİSİNİN SÜREKLİ OLARAK İŞLEVİNİ YİTİRMESİ
CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 317
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 87
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62
"İçtihat Metni"
Sanık V.. müdafiinin yasal süresindeki temyiz isteminden sonra sanığın cezaevinden göndermiş olduğu 20.04.2015 tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını istediği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 05.02.2008 gün ve 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca, cezanın onanması isteği, temyiz isteminden vazgeçme niteliği taşıdığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık V..'ın mağdur C..'e yönelik eyleminin sübutu kabul, kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, elde edilen delillerin sanık S.. hakkında mağdur C..'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısının sanık S.. hakkında mağdur C..'e yönelik kasten
öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelen temyiz itirazının reddiyle,
1) Sanık S.. hakkında mağdur C..'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2) Sanık V.. hakkında mağdur C..'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık V..'ın elinde bulunan av tüfeği ile mağdur C..'i hedef alıp yakın mesafeden bir kez ateş ettiği, açılan ateş sonucu sol bacak üst kısımdan isabet alan mağdurun organlarından birisinin işlevinin sürekli olarak yitirilmesi niteliğinde olan "düşük ayak arızasına", femoral arter ve ven yaralanmalarına ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda;
A) Av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana geldiğinin bilinen bir durum olması nedeniyle, somut olayda kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi ve meydana gelen yaranın niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
B) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde TCK'nun 87/2-b maddesi ile tayin olunan 9 yıl 27 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 29. maddesi uyarınca yapılan 1/4 oranında indirim ile cezanın 7 yıl 17 ay 7 gün hapis yerine 8 yıl 5 ay 7 gün; TCK'nun 62. maddesinin uygulanması ile tayin olunan sonuç cezanın ise 6 yıl 12 ay 10 gün hapis yerine yazılı şekilde 7 yıl 10 ay hapis olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20/01/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAYCA TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİ
Madde 317 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/63 md.)
Yargıtay, süresi içinde temyiz dilekçesinin verilmediğini veya beyanının yapıldığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını görürse, temyiz isteğini reddeder, görmezse incelemesini yapar.
BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
Madde 53 - (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; *1*
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (...), *2*
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. *2*
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. *3*
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİ
Madde 62 - (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. *1*
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.
NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA
Madde 87 - (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde beş yıldan az olamaz.
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde sekiz yıldan az olamaz.
(3) (Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.4.md) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

