Mersin BarosuMersin Bar Association

YARGITAY KARARLARI

Fiilen çalışmadığı halde çalışıyor göstermek

Fiilen çalışmadığı halde çalışıyor göstermek

T.C
YARGITAY
3. Ceza Dairesi
2015/16804 E. ,
2015/6545 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 15 - 2013/239167
MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2009/570 (E) ve 2012/570 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
SUÇ TARİHİ : 03/03/2003, 02/09/2003, 23/06/2003, 27/02/2004, 30/05/2007

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar katılan vekili tarafından ibraz olunan 18/01/2013 havale tarihli temyiz dilekçesinde haklarındaki hükümler temyiz edilen sanıklar arasında sanık S.. K..’ın ismine de yer verildiği tespit edilmiş ise de; temyiz dilekçesi içeriğinde sadece haklarında beraat ve düşme kararı verilen sanıklar ile ilgili hükümlerin temyiz edildiği açıkça belirtilmiş olup, buna göre yapılan yargılama neticesinde hakkında üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine ve kurulan mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık S.. K.. ile ilgili hükümlerin temyiz incelemesine konu edilemeyeceği anlaşılmakla; temyiz incelemesinin sanıklar H.. D.., C.. C.., M.. Y.., M.. A.., M.. T.., E.. M.., H.. U.., A.. D.., A.. P.., Ö.. Y.., T.. Ç.., S.. Ç.., M.. T.., M.. K.. ve E.. A.. hakkında verilen hükümlere hasren yapılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede,
Gaziantep ilinde faaliyet gösteren B.. Petrol Orman Ürünleri İş Makineleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olan sanık M.. A..’ın bu işyerinin muhasebesini yürüten H.. D.. ve E.. A.. isimli sanıklarla birlikte diğer sanıklar C.. C.., M.. Y.., M.. T.., E.. M.. ve H.. U.., A.. D..’ı söz konusu şirkette fiilen çalışmadıkları halde 06/07/2006 ve 30/05/2007 dönemlerinde fiilen çalışmış gibi gösterdikleri ve bu kişiler hakkında gerçeğe aykırı olarak “Sosyal Sigortalar Kurumu İş Yeri Bildirgesi” tanzim edip katılan kuruma vermek suretiyle katılan kurumu zarara uğrattıkları, yine belirtilen tarihlerden önce yine Gaziantep İlinde faaliyet gösteren A.. Madencilik isimli işyerinin muhasebe işlerine bakan sanık M.. A..’ın söz konusu şirket fiilen faaliyet göstermediği halde sanık Ö.. Y..'ı 28/02/2003 ve 03/03/2003 tarihleri arasında, sanık A.. P..'ı 24/03/2003 ve 02/09/2003 tarihleri arasında, sanık M.. T..'i 19/06/2003 ve 23/06/2003 tarihleri arasında ve sanık M.. K..’yı da 27/02/2004 tarihinde bu şirkette çalışıyor gibi gösterdiği, S.. Ç.. ve T.. Ç.. isimli sanıkların da sanık M.. A..’a sahte sigortalı yapması için adam temin ettikleri, bu şekilde sanık M.. A..’ın sanıklar S.. Ç.. ve T.. Ç.. ile birlikte sanıklar Ö.. Y.., M.. T.., A.. P.. ve M.. K.. isimli sanıkları fiilen faaliyette olmayan A.. Madencilik isimli işyerinde çalışıyor gibi gösterip, bu kişilerle ilgili olarak gerçeğe aykırı “Sosyal Sigortalar Kurumu İş Yeri Bildirgesi” tanzim edip katılan kuruma vermek suretiyle kurumu zarara uğrattıkları, böylelikle ismi zikredilen tüm sanıkların üzerilerine atılı “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Sanıklar M.. A..’ın sanıklar S.. Ç.. ve T.. Ç..’ın iştiraki ile diğer sanıklar Ö.. Y.., A.. P.., M.. T.. ve M.. K..’yı gerçekte faaliyet göstermeyen A.. Madencilik isimli işyerinde çalışıyor gibi gösterip, bu kişiler hakkında sigorta başlangıcı için bildirimde bulunmaları, sanıklar Ö.. Y.., A.. P.., M.. T.. ve M.. K..’nın da adı geçen sanıklar tarafından gerçekleştirilen gerçeğe aykırı bu bildirimler neticesinde katılan kurum tarafından sağlanan sigortalılık hizmetinden istifade etmeleri şeklindeki eylemlerine yönelik olarak yapılan değerlendirmede; suç tarihi itibariyle bu eylemlerin temas ettiği nitelikli dolandırıcılık ve özele belgede sahtecilik suçları yönünden yasada öngörülen dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında atılı suçlar nedeniyle verilen düşme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, yine sanık M.. A..’ın sanıklar H.. D.. ve E.. A.. ile birlikte sanıklar C.. C.., M.. Y.., M.. T.., E.. M.. ve H.. U.., A.. D..’ı sanıklardan M.. A..’ın temsilcisi olduğu B.. Petrol Orman Ürünleri İş Makineleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinde çalışmadıkları halde çalışıyor gibi gösterip sigortalı yapma şeklindeki eylemlerinden dolayı da; sanık M.. A..’ın yetkilisi olduğu işyerinin idare ve vergi mevzuatına uygun olarak kurulmuş bulunan gerçek bir işyeri olması, S.. B..'na verilmiş bulunan işe giriş bildirgesinin sahte olmaması, haklarında sigorta kaydı yaptırılan sanıklarla ilgili sigorta primlerinin ödenmese bile ilgili kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği hususları nazara alındığında, somut olayda ismi zikredilen tüm sanıklar yönünden yüklenen suçların unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, adı geçen sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgedesahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

http://www.kararara.com/forum/viewtopic.php?t=34225&p=60225&utm_source=feedburner&utm_medium=email&utm_campaign=Feed%3A+Karararacom+%28kararara.com%29#p60225

 

T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

E. 2013/10305

K. 2015/23091

T. 6.4.2015

• ÇALIŞMADIĞI HALDE ÇALIŞMIŞ GİBİ İŞ YERİ ÇALIŞMA BİLDİRGESİ DÜZENLEME ( Adı Geçen Çalışanların Primlerinin Ödenmesi Kurumun Zararının Bulunmaması Emeklilik Amacıyla Yapılmış Olsa da Kurumun Mevuzata Aykırı Durumu Engelleyebileceği - Eylemin Hazırlık Aşamasında Kaldığı Herhangi Bir Haksız Menfaat Sağlanmadığından Kurum Zararına Dolandırıclık Suçunun Oluşmadığı )

• KAMU KURUM VEYA KURULUŞU ZARARINA DOLANDIRICILIK ( Erken Emeklilik Sağlamak Amacıyla Çalışmadığı Halde Çalışmış Gibi İşyeri Çalışma Bildirgesi Verme - Kurumun Herhangi Bir Zararının Bulunmaması Sanığın Herhangi Bir Haksız Menfaat Edinmesinin veya Edinmeye Çalışması Bulunmadığı Gözetilerek Dolandırıcılık Suçunun Oluşmadığının Kabulü Gereği )

5237/m. 158/1-e

ÖZET : İş yerinde çalışmadığı halde çalışmış gibi iş yeri çalışma bildirgesi düzenleyip, erken emeklilik ve hizmet süresinden faydalanmaları için katılan kuruma verdiği olayda; sanığın yeğenlerinin sanığın yanında çalışmadığına dair delil bulunmadığı, adı geçen şahısların primlerinin ödendiği ve kurum zararının bulunmadığı, ileriye dönük erken emekliliğin sağlanması amacıyla yapılsa dahi sosyal güvenlik kurumundan emekliliğin ileride yıl, yaş, hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısına göre oluşabilecek, birden ziyade koşulun bir arada gerçekleşmesi gereken bir durum olduğu, bu yönden sanıkların eyleminin olsa olsa hazırlık aşamasında kaldığı, bu aşamada herhangi bir haksız menfaat edinilmesinin ya da edinilmeye çalışılmasının söz konusu olmadığı, katılan kurumun işe giriş bildirgelerini denetleyerek işlemden kaldırabileceğinden sanığın atılı suçlardan beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

KARAR : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

5237 Sayılı T.C.K.nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.

Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.

A... S... İnşaat Taah. San. Ve Tic. Ltd Şirketi sahibi ve yetkilisi olan sanığın yakınları olan N. D.'ın 8.2.2007-31.12.2008 dönemi. S. G. ( S. )'in 1.5.2007-11.8.2008 dönemi, Z. Ö.'in 10.10.2006-01 /08/2008 dönemi, G. P.'ın 28.12.2006-31.12.2006 dönemi. D. S.'in 28.12.2006-31.12.2006 dönemi, Y. G.'ün 9.4.2007-14.7.2008 dönemi. B. S.'in 15.4.2008-20.4.2008 dönemi, S. K.'ün 15.4.2008-31.12.2008 dönemi ve S. D.'nin 7.8.2008-15.10.2008 döneminde belirtilen iş yerinde çalışmadığı halde çalışmış gibi iş yeri çalışma bildirgesi düzenleyip, erken emeklilik ve hizmet süresinden faydalanmaları için katılan kuruma verdiği olayda; sanığın yeğenleri olan B., G. ve D. dışındaki N., S., Z., Y., S. ve S.'in sanığın yanında çalışmadığına dair delil bulunmadığı, adı geçen şahısların primlerinin ödendiği ve kurum zararının bulunmadığı, ileriye dönük erken emekliliğin sağlanması amacıyla yapılsa dahi sosyal güvenlik kurumundan emekliliğin ileride yıl, yaş, hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısına göre oluşabilecek, birden ziyade koşulun bir arada gerçekleşmesi gereken bir durum olduğu, bu yönden sanıkların eyleminin olsa olsa hazırlık aşamasında kaldığı, bu aşamada herhangi bir haksız menfaat edinilmesinin ya da edinilmeye çalışılmasının söz konusu olmadığı, katılan kurumun işe giriş bildirgelerini denetleyerek işlemden kaldırabileceğinden sanığın atılı suçlardan beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 6.4.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

T.C.

YARGITAY

23. CEZA DAİRESİ

E. 2015/1812

K. 2015/149

T. 30.3.2015

• NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK ( Sanığın Sosyal Güvenceden Yararlanmak İçin Çalışmadığı Halde Çalışmış Gibi Göstermek Suretiyle Belge Tanzim Ettiği - Sanıkların Bu Belgeye İstinaden Sosyal Güvenceden Yararlanmak Amacıyla Katılan Kuruma Başvurmadıkları/Beraat Kararının Doğru Olduğu )

• ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK ( Sanığın Sosyal Güvenceden Yararlanmak İçin Çalışmadığı Halde Çalışmış Gibi Göstermek Suretiyle Belge Tanzim Etmekten İbaret Eylemin Özel Belgede Sahtecilik Niteliğinde Olduğu )

• SOSYAL GÜVENCEDEN YARARLANMAK İÇİN ÇALIŞMADIĞI HALDE ÇALIŞMIŞ GİBİ GÖSTERMEK ( Eylemin Özel Belgede Sahtecilik Niteliğinde Olduğu - Sanıkların Bu Belgeye İstinaden Sosyal Güvenceden Yararlanmak Amacıyla Katılan Kuruma Başvurmadıkları/Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Unsurları İtibariyle Oluşmadığı )

5237/m.158/1-e

ÖZET : Dava; dolandırıcılık suçuna ilişkindir. Sanığın sosyal güvenceden yararlanmak için çalışmadığı halde çalışmış gibi göstermek suretiyle belge tanzim etmekten ibaret eylemin özel bölgede sahtecilik niteliğinde olduğu, bu suçtan da sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanıkların bu belgeye istinaden sosyal güvenceden yararlanmak amacıyla katılan kuruma başvurmadıkları ve kurum zararının da doğmamış olduğu anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, ayrıca sanık diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

5237 Sayılı T.C.K.nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.

Sanık R.E.'ın. diğer sanık H. G.'e ait dokuma işleri yapan atölyenin muhasebeciliğini yaptığı, sanık R. E.'ın sanık R. D.'le bir kahvede tanıştığı, konuşma esnasında sanık Raşit'in, R.'ın 18 yıl sigortalı olduğunu öğrenmesi üzerine, kendisine üç buçuk yıl boyunca ayda 300 TL ödediği takdirde sanık H.'in iş yerinden emekli olabileceğini söylediği, bunun üzerine sanık R.D.'in Raşit'in bu teklifini kabul ettiği, sanık R.'ın, Raşit'e sigorta prim ücreti için 2008 yılları 3,4,5,6 ve 7. aylarda 300 TL para ödediği, sanık Raşit'in de diğer sanık H. G.'in iş yerinden gerçeğe aykırı bir şekilde iş yerinde bir çalışan olarak gösterdiği, durumun Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarınca yapılan kontrolde tespit edildiği, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu, ayrıca sanık H.'in özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;

Sanık R.'ın, sosyal güvenceden yararlanmak için çalışmadığı halde çalışmış gibi göstermek suretiyle belge tanzim etmekten ibaret eylemin özel bölgede sahtecilik niteliğinde olduğu, bu suçtan da sanıklar R. ve Raşit hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanıkların bu belgeye istinaden sosyal güvenceden yararlanmak amacıyla katılan kuruma başvurmadıkları ve kurum zararının da doğmamış olduğu anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, ayrıca sanık H.'in da diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki ( 2 ) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.

SONUÇ : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

YARGITAY 15. Ceza Dairesi
Esas: 2014/2512
Karar: 2014/10157


Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.

Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklar Nedim Sezer ve Ramazan Şengül'ün "Aksu Tekstil Limited Şirketinin" ortakları oldukları diğer şüphelilerin ise bu şirkette çalışan sigortalı işçi olarak görüldükleri, gerçekte böyle bir şirket faaliyetinin bulunmamasına rağmen, sağlık hizmetlerinden faydalanmak için evrak üzerinde adı geçen şirketin sanıklar Nedim ve Ramazan tarafından kurulup, şirtkette çalışması olmayan diğer sanıkların da birlikte hareket ederek sahte işe giriş bildirgileri ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na işçi olarak gösterilip, sağlık hizmetinden faydalanılmak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;

1-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ...hakkında verilen mahkumiyet kararları ile diğer sanıklar ... hakkında verilen beraat kararlarına karşı katılan vekili, sanıklar ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde;

SGK'na verilen işe giriş bildirgelerinin özel evrak mahiyetinde olduğu ve atılı suçun özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sahte olduğu iddia edilen işe giriş bildirgelerinin en son düzenlenme tarihi 08.03.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2-Dolandırıcılık suçundan sanıklar ... hakkında verilen beraat kararlarına karşı katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanıkların atılı suçlamayı reddeden savunmalarının aksine delil bulunmaması, sanıklardan Mehmet Küntaş dışındakiler ile ilgili kurumun bir sosyal güvenlik harcaması yapmadığını belirtmesi karşısında bu sanıklar bakımından suçun unsurları itibariyle oluşmaması ve atılı suçun işlendiğine yönelik, her türlü şüpheden uzak, kesin, açık ve inandırıcı deliller elde edilememesi karşısında, sanıkların beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

3-Dolandırıcılık suçundan sanıklar ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına karşı karşı katılan vekili, sanıklar ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Suç tarihi olan son haksız menfaatin elde edildiği tarihin dosyadaki delillere göre belirlenememesi karşısında, bu hususun tespit edilerek, 765 sayılı TCK'nın yürürlükte bulunduğu bir tarih ise sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine, en son haksız menfaat 5237 sayılı TCK'nın yürürlükte bulunduğu tarihte işlenmişse; sanıklar ...'ün atılı suçlamayı kabul etmedikleri, sanık ... isimli mali müşavirin yanında çalıştığını, A... Tekstil firmasının mükellefleri olduğunu, kendisinin bu firmada çalışıyor gibi gösterildiğinden bilgisi olmadığını savunması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ve fiili durumun ne olduğunun belirlenmesi açısından R... isimli şahsın dinlenmesi, o şahsa ait SGK kayıtlarından sorgulama yapılması, sanıklar S...'ın sigorta primlerinin yatırılıp yatırılmadığının araştırılması, gerektiğinde sigortalı işe giriş bildirgesindeki ilgili yazı ve imzaların sanıklar ...'a ait olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanıklar ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.