
18. Hukuk Dairesi
2015/13447 E. , 2015/16489 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2012/49-2013/752
Dava dilekçesinde, arsa payının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili ve davalı N.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacıların anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olduklarını ancak kat irtifakı kurulduğu tarihte 12 daireli 2 bloklu apartmanda tarafların sahip oldukları dairelerin yüzölçümlerinin birbirinden farklı olduğundan tapudaki hisse miktarlarının da taşınmazın değeri ve yüzölçümlerine göre belirlenmediğini, taşınmazdaki arsa paylarının Kat Mülkiyeti Kanununun 3/2 maddesi gereğince yeniden düzenlenmesini, yeni pay oranlarının tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 3. maddesinin ikinci fıkrasında, kat irtifaklı anataşınmazda bağımsız bölümlerden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının, ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterileceği belirtilmiş ve devamında da arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde her kat irtifak hakkı sahibinin arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davaya konu anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu, davacı ve davalıların anataşınmazda bağımsız bölüm maliki oldukları ve dosya arasına alınan hükme esas bilirkişi raporunda davaya konu anataşınmazda 06.04.1967 tarihinde kat irtifakının kurulduğunu, belirtilen tarih itibariyle bağımsız bölümlere verilen arsa paylarının biribiri ile ve bağımsız bölümlerin değeri ile orantılı olmadığını, bağımsız bölümlerin cephesi, konumu, bulundukları kat vs. hususlar dikkate alınarak her bağımsız bölüm için arsa payılarının kat irtifakının kurulduğu tarih itibariyle yeniden hesaplandığı anlaşılmış, ancak dosya arasına alınan ilk bilirkişi raporunda ise aynı gerekçelerle bağımsız bölümler için hükme esas alınan bilirkişi raporundan farklı olarak arsa pay oranlarının tesbit edilerek hesaplandığı ve bilirkişi raporları arasında açıklanan şekilde çelişki yaratıldığı mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yukarıda açıklanan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi,
2-Tapudaki arsa paylarının iptali ile yeniden düzenlenen arsa paylarının tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
18. Hukuk Dairesi 2015/6568 E. , 2015/18470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava ve birleşen davada arsa paylarının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davacı vekili, birleşen davanın davacılar vekili ile davalı ... tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 15.12.2015 gününde temyiz edenlerden davacı ve karşı davalı asil . . .. ile vekili Av...., davalı ve karşı davacı ... vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan davalı ve karşı davacı ... ve vekili Av.... geldiler. Gelen asillerin ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle orantılı bir şekilde belirlenmediğini belirterek arsa paylarının düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 3.maddesi hükmüne göre; "kat mülkiyeti, bu mülkiyete konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilme halinde ise, bu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa payının düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir." Yasa gereğince; arsa payı düzenlemesinin yeniden yapılabilmesinin ilk şartı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oransız olarak belirlenmiş olmasıdır. Bu hususa dayalı istemlerde mahkeme tüm kanıtları değerlendirerek bağımsız bölümün değeri ile bölüme özgülenen arsa payını karşılaştırıp denklik sağlanmaya çalışmalıdır. Söz konusu işlem yapılırken de bağımsız bölümlerin cinsi, bulunduğu kat, alanı, ısınma
sistemi, aydınlanması, mimari kullanımı ve konumu, cephesi ve manzarası gibi hususlar değerlendirme için esas alınır. Değerlendirmeye esas alınacak tarihten sonraki imar durumu ile cins ve manzara değişiklikleri, bakım ve onarım çalışmaları nedenleriyle meydana gelen değer artış ve eksilmeleri dikkate alınmaz.
1-Somut olayda, tapu müdürlüğünden mahkemeye gönderilen 31.05.2013 tarihli yazıya göre dava konusu taşınmazda 27.03.1967 tarihinde kat mülkiyetine geçildiği bildirilmiştir. Doğrudan kat mülkiyetine geçildiği bu tarihe göre bağımsız bölümlerin değerlerinin arsa payları ile orantılı olup olmadığının saptanması gerekir. Hükme esas alınan 3. bilirkişi kurulu raporunda kat mülkiyetinin tesis edildiği tarih 27.03.1966 olarak yazılmış ve bu tarihe göre değerlendirme yapıldığı belirtilmiştir. Mahkemece, öncelikle 3. bilirkişi kurulu raporunda kat mülkiyetinin tesis tarihi ile ilgili olarak maddi hata yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulmalı, eğer 1966 tarihine göre bir değerlendirme yapılmışsa kat mülkiyetinin kurulduğu tarih olan 27.03.1967 tarihine göre bir değerlendirme yapılması yönünde ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Mahkemece dava konusu taşınmazla ilgili onaylı mimarı proje ve varsa tadilat projeleri belediye başkanlığından sorulup dosyaya getirtilmeden sadece tapu müdürlüğünden gelen projeler ile yetinilerek eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması,
3-3. bilirkişi kurulu raporunda bağımsız bölümlerin yeniden düzenlenen arsa paylarının toplamı paydaya eşit olmadığı (3039/3040) halde hükme esas alınarak 1 payın açıkta bırakılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
18. Hukuk Dairesi 2014/16522 E. , 2015/1265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, arsa paylarının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davalı ... vekili ile davalı asil ... tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı asil ... vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı ... vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davalı ...'ın temyizi yönünden;
Davalı mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, Dairenin 14.07.2014 gün ve 2014/7403-12040 sayılı geri çevirme kararı uyarınca, davalıya temyiz harcını yatırması için HUMK'nun 434. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca muhtıra çıkarıldığı, anılan madde fıkrasında öngörülen 7 günlük kesin süre içerisinde sözü edilen harcın yatırılmadığı anlaşılmakla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.06.1990 gün 1989/3-1990/4 sayılı kararı da gözönünde tutularak davalının mahkeme kararını temyiz etmemiş sayılmasına, bu nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin temyizi yönünden;
Dava, bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Kat Mülkiyeti Yasasının 3. maddesi hükmüne göre, bağımsız bölümlere özgülenmiş olan arsa paylarının, kat irtifakının ya da kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerleri ile oranlı olup olmadığının saptanması gerekir. Bu inceleme yapılırken bağımsız bölümlerden herbirine özgülenen arsa payının o bölümlerin değerinde sonradan oluşan çoğalma veya azalmanın dikkate alınmaması, her bir bağımsız bölümün değerinin ve dolayısıyla özgülenmesi gereken arsa paylarının belirlenmesinde, bağımsız bölümlerin -kat irtifakının ya da kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki- herbirinin alanı, konumu, biçimi ve diğer farklılıkları gözönünde bulundurulmalı, bu bağlamda herbir bağımsız bölümün yüzölçümü, kaçıncı katta yer aldığı, cadde veya sokağa cephesi olup olmadığı, manzarası, güneşten yararlanma, rüzgar ve diğer dış etkenlerden etkilenme oranları gibi unsurlar gözönünde tutulmalı, buna göre dava konusu edilen bağımsız bölümlerin tapuda yazılı arsa payları ile saptanacak olan arsa payları arasında bir oransızlık bulunması halinde davanın kabulü gerekir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, bağımsız bölümlerin binada bulundukları yerleri ve yüzölçümleri açıkça belirtilmesine karşın her bir bağımsız bölümün kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulduğu tarihteki değerlerine etkili olabilecek diğer unsurlar tek tek yazılıp açıklanmamış ve bu bağımsız bölümlerin değerleri ayrı ayrı hesaplanmamış, soyut bir biçimde değerlendirme yapılarak arsa payları yeniden belirlenmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda arsa paylarının belirlenmesinde esas alınacak olan bağımsız bölümlerin değerlerini olumlu ya da olumsuz etkileyen tüm unsurların incelenip irdelenmesi için bilirkişi kurulundan yeniden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

