T.C. YARGITAY

 

21.Hukuk Dairesi

Esas:  2017/1771

Karar: 2017/6651

Karar Tarihi: 21.09.2017

 

 

ÖZET: Davacının sigortalı çalışması var ise de, borçlanılan sürenin sigorta başlangıç tarihinden öncesine ait olmadığı ve ilgili mevzuata göre Kurumca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum'ca düzenlenen borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir.

 

(506 S. K. Geç. m. 81) (3201 S. K. m. 5)

 

Davacı, 42200580358 tahsis numarası ile yurtdışı hizmet borçlanması nedeniyle davalı kurumdan emekli olduğunu, yurtdışı borçlanma süresinin 1990-2002 dönemi olarak düzeltilmesine emeklilik aylığının buna göre hesaplanarak ödenmesini ve yurtdışı hizmet borçlanması ödemelerinden fazla ödenen kısmın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

 

B) Davalı Cevabı:

 

Kurum vekili; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının yurtdışı borçlanma cevap dilekçesini doldururken beyan ve talebi nazara alınarak işlem yapıldığını, 3201 S.Y. uygun olarak borçlanma işlemi yapıldığını, 506 S.Y. geçici 81.maddesi hükmüne göre maaşın doğru ve eksiksiz hesaplandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

 

Mahkemece; davacının borçlandığı sürelerin 26.05.1990-31.05.2002 tarihleri arasında mal edilmesi gerektiği kabul edilerek davacının 01.02.2013 tarihindeki yaşlılık aylığının davalı kurum tarafından da hesaplandığı üzere ek ödeme hariç 978,94 TL olduğu ile davacıya dava tarihine kadar eksik ödenen aylık farklarının 4.738,78 TL olduğunun ve eksik ödenen aylıkların ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinin 306,32 TL olduğunun tespitine, davacıya eksik ödenen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, davacıya ödenmesi gereken fazla borçlanma bedeli bulunmadığından davacının bu konudaki talebinin reddine karar verilmiştir.

 

D) İstinaf Başvurusu:

 

Davalı vekili tarafından; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının yurtdışı borçlanma cevap dilekçesini doldururken beyan ve talebi nazara alınarak işlem yapıldığını, 3201 Sayılı Yasa'ya uygun olarak borçlanma işlemi yapıldığını, 506 Sayılı Yasa'nın geçici 81.maddesi hükmüne göre maaşın doğru ve eksiksiz hesaplandığını, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf yolun başvurduğu görülmüştür.

 

E) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

 

Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu; İlk Derece Mahkemesi kararının davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15/11/1985 tarihi olması, 15/11/1985-23/05/1988 tarihleri arasında 809 gün 506 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, davacının 01/01/1971 doğumlu olduğu, davacının 26/05/1990-01/06/2012 tarihleri arasında tahakkuk ettirilen 7926 günlük prim tahakkuku için 4325 gün borçlanma yaparak toplam prim ödeme gün sayısının 5134 gün olduğu, bu değerlendirmeler ışığında davacının yaşlılık aylığı hesabı ile ilgili bilirkişi raporu kapsamı ile dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan red edilmiştir.

 

F) Temyiz:

 

Davalı vekili, davacının yurtdışı borçlanma cevap dilekçesini doldururken beyan ve talebi nazara alınarak işlem yapıldığını, 3201 S.Y. uygun olarak borçlanma işlemi yapıldığını, 506 S.Y. geçici 81. maddesi hükmüne göre maaşın doğru ve eksiksiz hesaplandığı gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur.

 

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

 

Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 Sayılı Yasa'nın 5. maddesinde;

 

"Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır.

 

Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

 

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir." hükmü yer almaktadır.

 

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01/01/1971 doğumlu olduğu, 15/11/1985-23/05/1988 tarihleri arasında 809 gün 4/a kapsamında çalışması bulunduğu, yurtdışında 26/05/1990-01/06/2012 tarihleri arasında ikamet ettiği, yurtdışındaki ev kadınlığı süresini borçlanmak istediği, davacının 27.06.2012 tarihli yurtdışı borçlanma talep dilekçesinde "yurtdışı hizmetlerinin/sürelerinin tamamı" seçeneğini işaretlediği, Kurumun 26/05/1990-01/06/2012 tarihleri arasında 7926 gün için prim tahakkuk ettirdiği, davacının 4325 prim gün kısmi ödeme yaptığı, Kurumun 4325 prim günü 26.05.2000-01.06.2012 arası kabul ettiği, davacının toplam prim ödeme gün sayısı 5134 gün olduğu, davacının 25/01/2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacıya 01.02.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.

 

Somut olayda davacının sigortalı çalışması var ise de, borçlanılan sürenin sigorta başlangıç tarihinden öncesine ait olmadığı ve 3201 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin 1. fıkrasına göre, Kurum'ca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum'ca düzenlenen borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

 

H) Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

 

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı T.C. YARGITAY

 

21.Hukuk Dairesi

Esas:  2017/1771

Karar: 2017/6651

Karar Tarihi: 21.09.2017

 

 

ÖZET: Davacının sigortalı çalışması var ise de, borçlanılan sürenin sigorta başlangıç tarihinden öncesine ait olmadığı ve ilgili mevzuata göre Kurumca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum'ca düzenlenen borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir.

 

(506 S. K. Geç. m. 81) (3201 S. K. m. 5)

 

Davacı, 42200580358 tahsis numarası ile yurtdışı hizmet borçlanması nedeniyle davalı kurumdan emekli olduğunu, yurtdışı borçlanma süresinin 1990-2002 dönemi olarak düzeltilmesine emeklilik aylığının buna göre hesaplanarak ödenmesini ve yurtdışı hizmet borçlanması ödemelerinden fazla ödenen kısmın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

 

B) Davalı Cevabı:

 

Kurum vekili; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının yurtdışı borçlanma cevap dilekçesini doldururken beyan ve talebi nazara alınarak işlem yapıldığını, 3201 S.Y. uygun olarak borçlanma işlemi yapıldığını, 506 S.Y. geçici 81.maddesi hükmüne göre maaşın doğru ve eksiksiz hesaplandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

 

Mahkemece; davacının borçlandığı sürelerin 26.05.1990-31.05.2002 tarihleri arasında mal edilmesi gerektiği kabul edilerek davacının 01.02.2013 tarihindeki yaşlılık aylığının davalı kurum tarafından da hesaplandığı üzere ek ödeme hariç 978,94 TL olduğu ile davacıya dava tarihine kadar eksik ödenen aylık farklarının 4.738,78 TL olduğunun ve eksik ödenen aylıkların ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinin 306,32 TL olduğunun tespitine, davacıya eksik ödenen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, davacıya ödenmesi gereken fazla borçlanma bedeli bulunmadığından davacının bu konudaki talebinin reddine karar verilmiştir.

 

D) İstinaf Başvurusu:

 

Davalı vekili tarafından; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının yurtdışı borçlanma cevap dilekçesini doldururken beyan ve talebi nazara alınarak işlem yapıldığını, 3201 Sayılı Yasa'ya uygun olarak borçlanma işlemi yapıldığını, 506 Sayılı Yasa'nın geçici 81.maddesi hükmüne göre maaşın doğru ve eksiksiz hesaplandığını, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf yolun başvurduğu görülmüştür.

 

E) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

 

Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu; İlk Derece Mahkemesi kararının davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15/11/1985 tarihi olması, 15/11/1985-23/05/1988 tarihleri arasında 809 gün 506 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, davacının 01/01/1971 doğumlu olduğu, davacının 26/05/1990-01/06/2012 tarihleri arasında tahakkuk ettirilen 7926 günlük prim tahakkuku için 4325 gün borçlanma yaparak toplam prim ödeme gün sayısının 5134 gün olduğu, bu değerlendirmeler ışığında davacının yaşlılık aylığı hesabı ile ilgili bilirkişi raporu kapsamı ile dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan red edilmiştir.

 

F) Temyiz:

 

Davalı vekili, davacının yurtdışı borçlanma cevap dilekçesini doldururken beyan ve talebi nazara alınarak işlem yapıldığını, 3201 S.Y. uygun olarak borçlanma işlemi yapıldığını, 506 S.Y. geçici 81. maddesi hükmüne göre maaşın doğru ve eksiksiz hesaplandığı gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur.

 

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

 

Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 Sayılı Yasa'nın 5. maddesinde;

 

"Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır.

 

Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

 

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir." hükmü yer almaktadır.

 

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01/01/1971 doğumlu olduğu, 15/11/1985-23/05/1988 tarihleri arasında 809 gün 4/a kapsamında çalışması bulunduğu, yurtdışında 26/05/1990-01/06/2012 tarihleri arasında ikamet ettiği, yurtdışındaki ev kadınlığı süresini borçlanmak istediği, davacının 27.06.2012 tarihli yurtdışı borçlanma talep dilekçesinde "yurtdışı hizmetlerinin/sürelerinin tamamı" seçeneğini işaretlediği, Kurumun 26/05/1990-01/06/2012 tarihleri arasında 7926 gün için prim tahakkuk ettirdiği, davacının 4325 prim gün kısmi ödeme yaptığı, Kurumun 4325 prim günü 26.05.2000-01.06.2012 arası kabul ettiği, davacının toplam prim ödeme gün sayısı 5134 gün olduğu, davacının 25/01/2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacıya 01.02.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.

 

Somut olayda davacının sigortalı çalışması var ise de, borçlanılan sürenin sigorta başlangıç tarihinden öncesine ait olmadığı ve 3201 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin 1. fıkrasına göre, Kurum'ca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum'ca düzenlenen borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

 

H) Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.