T.C. YARGITAY

 

21.Hukuk Dairesi

Esas:  2016/10301

Karar: 2017/7343

Karar Tarihi: 05.10.2017

 

 

ÖZET: Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuat hükmünün davacı lehine düzenlemeler getirdiği, söz konusu yasal düzenleme gereğince davacının iptal edilen sigortalılık süresinin başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılması ve buna göre yaşlılık aylığının da kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiği, davacının sigortalılığının tespiti konusundaki talebi bakımından davalı Kurumun herhangi bir işleminin bulunmadığı ve bu haliyle davacının talebinin konusuz kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

(5510 S. K. Geç. m. 54)

 

Davacı, emekliliğin iptaline ilişkin Kurum kararının iptaline, hizmet süresinin geçerli sayılarak emekli aylıklarının kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

 

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

 

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

 

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

 

2- Dava, davacının oda kaydının geçersizliği nedeniyle müfettiş raporuna dayanılarak emekliliğinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile hizmet süresinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

 

Mahkemece, davacının sigorta süresinin tespitine (hizmet süresinin geçerli sayılması) ilişkin talebinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının diğer taleplerinin kısmen kabulü ile 01/03/2016 tarihini takip eden ay başından itibaren 5425 prim ödeme gün sayısı üzerinden davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, diğer fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

 

11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58. maddesiyle 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. madde ile "Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır." hükmü getirilmiştir.

 

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının oda kaydına istinaden 22/03/1985 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, 720 gün askerlik borçlanması yaptığı, 01/05/1998 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, 16/03/2005 tarihli müfettiş raporu ile sigortalılığına esas oda kaydının geçersiz olduğunun belirlendiği, bu rapora göre davacının sigortalılığının iptal edildiği ve yaşlılık aylığının 01/06/2005 tarihi itibariyle kesildiği, mahkemece 5510 sayılı Yasa'nın geçici 54. maddesi uyarınca davalı Kuruma müracaatı için davacıya süre verildiği, davacının 01/03/2016 tarihinde davalı Kuruma müracaat ettiği, davalı Kurumun davacının geçici 54. maddeden yararlanabileceğini belirttiği anlaşılmaktadır.

 

Somut olayda, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. maddenin davacı lehine düzenlemeler getirdiği, söz konusu yasal düzenleme gereğince davacının iptal edilen sigortalılık süresinin başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılması ve buna göre yaşlılık aylığının da kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiği, davacının sigortalılığının tespiti konusundaki talebi bakımından davalı Kurumun herhangi bir işleminin bulunmadığı ve bu haliyle davacının talebinin konusuz kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 05.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.