“ÇOCUK HAK İHLALLERİNİN ÇEŞİT VE SAYILARI ARTIYOR”

Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezimiz, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı.

Baro Başkanımız Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulumuz ve avukatların katılımıyla Mersin Adliyesi Baro Odasında düzenlenen basın açıklamasında merkez adına açıklama yapan Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanımız Av. Ezgi Şimşek konuşmasında şu ifadelere yer verdi.

“Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nca  20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilmesiyle; 20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak ilan edilmiştir. Bugün, Sözleşmenin kabul edilişinin 32. yılını kutluyoruz. Türkiye’de kabul edilmesinin peşisıra 1995 yılında yürürlüğe giren sözleşme; neredeyse tüm dünya ülkelerinin kabul ettiği en geniş katılımlı enternasyonal sözleşme niteliğindedir. Bu sözleşme ile hüküm ve koruma altına alınmak istenen çocuk haklarına bir bütün halde bakıldığında maalesef taraf ülkelerce yeterince riayet edilemediği, hak ihlallerinin tüm dünyada olduğu gibi ne yazık ki Türkiye’de de artarak devam ettiğini görmekteyiz.

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sebebiyle yaşanan bilhassa karantina süreci koşullarında da çocukların uğramış oldukları hak ihlallerinin çeşit ve sayılarının giderek artmakta olduğunu belirtmeliyiz. Karantina önlemleri, çocukları artan bir şekilde suistimal, ihmal, istismar ve şiddet riskiyle karşı karşıya bırakırken, yardım hatlarının ve acil destek hatlarının çocuklar tarafından bilinmesi, aynı zamanda kamusal alanda da özümsenmiş olması azami önem teşkil etmektedir. Bu yardım ve acil destek hatlarının; 7 gün 24 saat boyunca ve aynı zamanda çevrimiçi platformlarda kolaylıkla ulaşılabilir olması da çok önemlidir.

Cezaevlerinde ebeveynleriyle kalan çocukların da en temel ve asgari hakları olan; eğitim, beslenme, sağlık hakları maalesef ihlal edilebilmekte, kimi yerlerde ayrı yatakları dahi bulunmamakta, oyuncak ve sair gıdaya ulaşmakta sıkıntı yaşayabilmektedirler.

Zorla evlendirilen çocuklar, bir nevi 'çocuk anne-babalar' sorunsalı; maalesef toplumumuzun yadsınamaz gerçeklerinden bir diğeridir. Direkt olarak evlilik yoluyla istismar edilen bu çocuklarımız; birçok temel hakkından mahrum bırakılmaktadır. Yoksulluk, yanlış(hatalı) geleneksel bakış açısı, iç ve dış göç, eğitimsizlik ve denetim eksikliği gibi sebeplerden türeyen bu köklü sorunun da elbirliği ile bir an çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Yine bilhassa ekonomik sıkıntılar ve ebeveynlerin bilinçsiz hareket etmesi nedeniyle; tek gayesi oyun oynayarak sağlıklı bir biçimde gelişimini tamamlamak olması gereken çağlarda, çocukların eğitim ve öğretimden kopartılarak çalıştırılması nedeniyle iyice artan çocuk işçiliği en önde gelen sorunlarımızdan biridir. Henüz 4 gün önce Mersin’de bir narenciye paketleme fabrikasında çalışan 13 yaşındaki Ula Kerem, başörtüsünün paketleme makinasına takılması sonucu feci şekilde can vermiştir. Yine 14 yaşındaki diğer kız çocuğumuz ise aynı makinenin dişlilerine kolunu kaptırarak yaralanmış olup, halen tedavisi devam etmektedir. 13-14 yaşlarında oyun oynaması, okula gitmesi, sağlıkla kendini geliştirmesi gereken çocukların, bir fabrikada çalışırken ağır şekilde yaralanması hatta can vermesi, halen çocuklarımızı yeterince koruyamadığımızı, gereken önlemlerin alınmadığını göstermektedir. Burda sizlerin de önünde bir kere daha dile getirmek isteriz ki, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.

Çocukların daha sağlıklı ve gelişimlerine uygun bir yaşam sürdürmeleri için gerçek/tüzel kişilerin her birinin siyaset üstü bir anlayışla meseleye bakmaları ve çocukların maruz kalmış oldukları sorunlara çocukların üstün yararını gözeterek kalıcı çözümler üretmeye çalışmaları gerekmektedir.

Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak; çocukların uğradığı her türlü ihlal, şiddet, ihmal ve istismarın takipçisi olarak tüm devlet organları, siyasi erk ve sivil toplum kuruluşları ve inisiyatiflere çocuk hak ihlalleri karşısında yükümlülüklerini defaatle hatırlatıyor, çocuk katılımlı politikaların geliştirilmesi noktasında yapılacak çalışmalarla; çocuklarımızın bedensel, ruhsal gelişimlerini sağlıklı şekilde tamamladıkları, çocukluklarını doya doya yaşayabildikleri ve elbette üstün yararlarının esas alındığı bir ülke ve dünya temennisiyle; BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulünün 32. yılında bütün dünya çocuklarının hak gününü kutluyor, her daim yanlarında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Sözlerimizi Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle bitirmek istiyoruz. “Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir” Dünya Çocuk Hakları günümüz kutlu olsun.”