Mersin Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, 13 Mayıs 2014 yılında 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma katliamı davasında açıklanan karara tepki göstererek, “Alınan karar toplumda infial yaratmıştır, toplum olarak vicdanımızı yaralamıştır” dedi.

 

“SOMA FACİASI KAZA DEĞİL, CİNAYETTİR”

Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında, “Mersin Barosu olarak yakından takip ettiğimiz, 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen Soma katliamı davasında 50 ay sonra karar açıklandı. Sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan 15 yıl, Genel Müdür Ramazan Doğru 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik’e 18 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Teknik nezaretçi Ertan Ersoy’a taksirle öldürme suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezası verilerek tutukluluk halinin devamına karar verildiği, Soma Kömürleri A.Ş. Holding Başkanı Alp Gürkan ve tutuksuz yargılanan 36 sorumlu sanık hakkında ise beraat kararı verildiği öğrenildi.

Mahkemede, kararı protesto eden madenci yakınlarının önüne polis kalkanı çekilmiştir. Sanıklara mahkeme tarafından taksirle öldürme cezası verilmiştir. Sanıklara kasten öldürme nedeniyle ceza verilmesi gerekiyordu. Diğer sorumlulara beraat kararı verilmesi ise asla kabul edilemez. Soma’da meydana gelen bir kaza değil, göz göre göre gerçekleşen bir cinayettir. Duruşma salonunda yaşananlar ve alınan karar,  hem faciada hayatını kaybeden madenci ailelerinin, hem de toplumun vicdanını derinden yaralamıştır. Yargılama faaliyeti kamu vicdanını tatmin edici bir nitelik de içermelidir. Burada kamu vicdanı ne yazık ki incinmiştir. Madenci yakınları adalet yürüyüşü başlatma kararı almıştır. Mersin Barosu olarak, onların bu mücadelelerinde biz de varız. Nerede bir adaletsizlikbaş gösteriyorsa, biz oradayız. Cinayete sebep olanların en ağır şekilde cezalandırılmasını için, adalet yerini bulana kadarmücadelemizi sürdüreceğiz, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız” diye konuştu.

“TÜRKİYE İŞ CİNAYETLERİNDE SİCİLİ EN BOZUK ÜLKEDİR”

Baro Bşk. Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında ayrıca, yerin yüzlerce metre altında en güç koşullarda, her gün sevdikleriyle vedalaşarak, gün ışığına kavuşmayı bekleyen maden işçilerinin haklarının, iş sağlığı ve güvenliğinin maalesef sağlanamadığını belirterek,“Ülkemiz, madenlerde ihmal sonucu yaşanan ölümlü iş cinayetlerinde dünyanın en sicili bozuk ülkelerinden birisidir” dedi.