Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, ‘12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ nedeniyle yazılı mesaj yayımladı.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre,  dünyada yaşları 5 ile 17 arasında olmak üzere yaklaşık 152 milyon çocuk işçi çalıştırıldığını, TUİK verilerine göre ise Türkiye’de çocuk işçi sayısının 2018 yılında 2 milyona yaklaştığının bilgisini veren Baro Bşk. Yeşilboğaz, “Çocuk işçi sayısının bu denli artışın sebebi; kapitalist düzende daha fazla kar etmek için maalesef ücretsiz ya da düşük ücrete işçi çalıştırmak için çocuklar tercih edilmektedir, sömürülmektedir. Yaşam standartları yükseltilmediği, yoksullukla mücadele edilmediği, yetişkinlere istihdam sağlanamadığı, göç, hızlı nüfus artışı ve çarpık kentleşmenin önüne geçilmediği sürece, çocuk işçiliğinin önüne geçmek mümkün değildir. Çocuk işçiliği, geniş kapsamlı kalkınma politikaları geliştirmekle ve hayata geçirmekle mümkündür. Savaş nedeniyle dış göçle ülkemize gelen ve sayıları belli olmayan yüzbinlerce insan, çocuklarını kayıt dışı olarak çok zor şartlar altında çalıştırmaktadır” dedi.

“TÜRKİYE’DE 2 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ OLARAK ÇALIŞIYOR”

Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında, “Yapılan araştırmalara göre; dünya çalışan yaklaşık 152 milyon çocuktan 73 milyonu tehlikeli işlerde çalışıyor. Çocuk işçiler ağırlıklı olarak, %70.9’u tarım sektöründe çalışıyor. Çalışan her 5 çocuktan hemen hemen biri yani %17.1’i hizmet sektöründeyken, yüzde 11.9’u da sanayide çalışıyor. Bu çocukların % 48’i 5-11 yaş, % 28’i 12-14 yaş, % 24’ü de 15-17 yaş aralığında.

2012’de 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bine ulaştı. 2018 yılı itibariyle ülkemizde çocuk işçi sayısı yaklaşık 2 milyona ulaştı. Çalışan her 10 çocuktan 8’inin kayıt dışı olduğu bildirildi.

İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre ise, iş kazası sonucu hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı her geçen gün artıyor. 2018'in ilk 5 ayında 27 çocuk, çalışırken yaşamını yitirdi. Raporda, 2013'ten itibaren tutulan veriler de yer aldı. Buna göre; 2013'te 59 çocuk, 2014'te 54 çocuk, 2015'te 63 çocuk, 2016'da 56 çocuk, 2017'de 60 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Raporda, yaşamını yitiren 100 çocuğun, çalışması tamamen yasak olan 14 yaş ve altında olduğu bildirildi. Yine raporda yer alan verilere göre, çocuklardan 23'ü mülteci. Rapora göre, ölümlerin yarıdan fazlası tarım sektöründe meydana gelirken, inşaat ve metal işkollarının yanı sıra, servis kazası, ezilme, boğulma ve yüksekten düşme de ölüm nedenleri arasında yer aldı” ifadesini kullandı.

“EĞİTİM SİSTEMİ ÇOCUK İŞÇİ YAŞINI 13’E DÜŞÜRMÜŞTÜR”

Günümüzde her beş çocuktan birisinin çalıştırılarak geleceğinin çalındığını dile getiren Baro Bşk. Yeşilboğaz, “Türkiye’de çocuk işçiliği ile mücadeleye ilişkin duyarlılığının artırılması amacıyla 2018 yılı Başbakanlık Genelgesiyle “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan edildi ancak görüyoruz ki, çocuk işçi sayısı her geçen gün azalması gerekirken maalesef artmaktadır. Çocuk işçiliğinin artmasının en önemli sebepleri ise yanlış uygulanan ekonomi ve eğitim politikalarıdır. Çocuk işçiliği ve eğitim tamamen birbirine bağlı kavramlardır. Bugün 4+4+4 eğitim sistemiyle zorunlu ilköğretim yaşının 6-13 yaş aralığına çekilmesi, çocuk işçiliği yaşını da 13’e çekmiştir. Maddi imkânsızlıklar yüzünden okulu bırakıp çalışmak zorunda bırakılan çocuklarımızın sayısındaki artış ise ciddi boyuttadır.

“MEVZUATTAKİ UYGULAMALAR YETERLİ DEĞİLDİR”

Ekonominin her geçen gün çöktüğü, yoksulluğun arttığı, eğitim sisteminin yapboz tahtasına dönüştürülerek kalitesizleştirildiği ülkemizde ayrıca; göç, çarpık kentleşme, hızlı nüfus artışının önüne geçilmediği takdirde, ülkemizde çocuk işçiliğinin önüne geçmek mümkün değildir. İş gücü politikaları geliştirilerek yetişkin bireylere istihdam sağlanmadığı sürece, yaşam standartları yükseltilmediği ve yoksullukla mücadele edilmediği sürece, çocuk işçiliğinin önüne geçmek mümkün değildir. Çocuk işçiliği, geniş kapsamlı kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi ile mümkündür.

Mevzuattaki uygulamalar ise yeterli değildir. Çocuk haklarının korunması, çocuk ihmal ve istismarının önlenmesi ve çocuk emeğinin sömürülmesinin engellenmesi amacıyla çocuk işçi çalıştıran işyerlerini denetleme görevini yerine tam olarak getirilmemektedir.  İşveren, çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranması durumunda ise sadece 1.853,00 TL tutarında idari para cezasına çarptırılır. Bu konuda cezai yaptırımlar da artırılmalıdır” şeklinde konuştu.

Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında şunları kaydetti: “Ülkemiz tarafından da kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre 18 yaşına kadar olan herkes çocuk sayılır.  T.C. Anayasası’nın 50. maddesine göre; ‘kimse yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar, çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar’ demektedir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 71. maddesine göre ise, on beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasının yasak olduğu düzenlenmiş, 72. ve 73. maddesinde, on sekiz yaşını doldurmamış işçilerin yer ve su altındaki işlerde çalıştırılmaları ve sanayiye ait işlerde gece çalıştırılmaları yasaklanmıştır. Kanun’un 85. Maddesi’ne göre, ‘on altı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz’ hükümleri getirilmiştir.

Bu vesileyle; Mersin Barosu Başkanlığı olarak, çocuklarımıza hak ettikleri yaşam koşullarını sağlamak en temel hedefimizdir. Çocuk Hakları Merkezimiz ile birlikte çocuk işçiliğine ve çocuk istismarına karşı her türlü etkin mücadelemizi sürdüreceğimizi belirterek, çocuklarımızın sömürülmediği, sağlıklı, sosyal ve ekonomik yönden güçlü olarak yetişmesine imkân sağlanacağı, çocuk işçiliği ve istismarının olmadığı bir yaşam diliyorum.”