Mersin Barosu, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, 5000 lise öğrencisine yönelik, ‘Yargıtay Işığında Suç Sayılan Davranışlar ‘ ve ‘Sosyal Medya Etkileri ve Mobil Yaşam’ konularında seminer düzenlendi. Suç sayılan davranışlar konusunda sunum yapan Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Bşk. Yrd. Av. Kamil Ekinci, “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” dedi. Av. Tülay Sevgi Can sunumunda, öfkeli ve şiddetle büyüyen bir toplum olduğumuzu, hayata en çok başarılı olan kişinin, öfkesini kontrol edebilen kişi olduğunu belirtti. Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay ise, “Sosyal medya bizi giderek yalnızlaştırdı, insani duygularımızı yitiriyoruz” diye konuştu.

 

Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Mersin Barosu arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından, Mersin merkez ve ilçelerdeki lise öğrencilerine yönelik düzenlen eğitim çalışmaları,  Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda 5000 öğrencinin katılımıyla gerçekleşen, ‘suç sayılan davranışlar’ ve ‘sosyal medya etkileri’ konulu seminerle devam etti. Seminere Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca, Mersin Barosu Başkanı Av. Ali Er, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Ruşen Ayşen Ayılgan, Akdeniz ve Toroslar ilçesinde bulunan 24 lise ve öğretmeler katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca, eğitim-öğretim faaliyetlerini okullarda en iyi şekilde yapma gayreti içerisinde olduklarını söyleyerek,“Bu tür çalışmalar, yarına hazırladığımız çocuklarımızın daha iyi yetişmesine vesile olmaktadır. Bu nedenle bu çalışmaları önemsiyoruz. İletişimde bağımlılık noktası haline gelen sosyal medyanın, hangi ölçülerde ve nasıl kullanılacağına dair çocuklarımızın bilinçlenmesi çok önemli. Her öğrencinin okul içinde, dışarıda, evde, serviste, araçta kamerayla yaşamaları konusunda okul yöneticilerimiz sıkıntı çekmektedir. Elimizdeki aletlerin hepsi bir araç, amaç değil. Bu araçları kullanırken başkalarının hakkına, hukukuna tecavüz edilmemesi konusunda dikkat edilmesi gerektiği, bu çalışmalarla çocuklarımıza anlatılıyor. Bu çalışmanın öğrencilerimize şehrimize ve ülkemize güzellikler, hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

BARO BŞK. ER: “EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATTIK”

Mersin Barosu Başkanı Av. Ali Er yaptığı konuşmada, ‘suç sayılan davranışlar’ eğitimi ile çocukların evde, okulda, günlük yaşamlarında göstermiş oldukları bazı olumsuz davranışların suç teşkil ettiğini öğrenmelerinin, bu yönde bilinçlenmelerinin ve suç teşkil eden davranışlardan kaçınmalarının amaçlandığını belirtti. Eğitimde anlatılan suç sayılan davranışların, Mersin Barosu avukatlarının meslek hayatları boyunca takip ettikleri davalardan, içtihatlardan ve Yargıtay kararlarından yola çıkılarak hazırlandığının bilgisini veren Baro Bşk. Er, “Hepsi yaşanmış olan bu olayların cezai sonuçlarını öğrenmek, çocuklarımızın farkındalığını arttırmış, bilinçlenmelerini sağlamıştır. Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından eğitim-öğretim yılı boyunca her hafta iki, bazen üç okulumuza gidilerek çocuklarımıza eğitim verilmiştir. Mersin Barosu tarafından bu konuda adeta bir eğitim seferberliği başlatılmıştır. Eğitim çalışmalarımızın,  çocuklarımız üzerinde son derece olumlu etkileri olmuştur. Çocuklar için aynı derecede önemli olan ve dikkatli kullanılmazsa birçok tehlikeyi barındıran sosyal medya kullanımı eğitimi de önemlidir. Geleceğimiz olan çocuklarımızın suç sayılan davranışlardan kaçınmaları ve suç işleyerek kendilerine ve topluma zarar vermelerini önlemek hepimizin görevi ve sorumluluğudur” ifadesini kullandı.

AV. KAMİL EKİNCİ: “CEZA KANUNLARINI BİLMEMEK MAZERET SAYILMAZ”

Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Bşk. Yrd. Av. Kamil Ekinci, suç sayılan davranışlar konulu sunumunda, “Günlük hayatta çok sık kullanmış olduğunuz cümlelerin, davranışlarınızın suç olduğunun farkında değilsiniz. Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” dedi. Av. Kamil Ekinci konuşmasında, Türk Ceza Kanunu’nda suç sayılan; tehdit, hakaret, sövme, kutsal sayılan değerlere hakaret suçu, cinsel taciz, kasten yaralama, basit yaralama suçu, taksirli yaralama, eziyet, azmettirme, şantaj, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişilerin özel hayatlarının gizliliğini ihlal etmek, özel hayatın görüntülerini rıza dışı gösterme, nitelikli hırsızlık, hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması, taşınır ve taşınmaz mala zarar verme, cinsel saldırı, kişilerin huzur ve sükûnu bozma suçu, bilişim sistemine girme, suç uydurma, yalan tanıklık, iftira, uyuşturucu madde kullanmak, satın almak, bulundurmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, özendirmek, kullanılması için yer sağlamak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, müstehcenlik, çevre suçları, hayvanlara eziyet etme konularını örneklerle öğrencilere anlattı.

 AV. TÜLAY SEVGİ CAN: “OLUMSUZ DEYİMLERİ DEĞİŞTİRİN”

Çocuğun cezai sorumluluğu hakkında bilgiler veren Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Av. Tülay Sevgi Can, öğrencilere tavsiyelerde de bulundu.  Konuşmasında öfkeli ve şiddetle büyüyen bir toplum olduğumuzu vurgulayan Av. Tülay Sevgi Can, “Hayata en çok başarılı olan kişi, öfkesini kontrol edebilen, sorunlara karşı çözüm odaklı olan kazanır. ‘Kızını dövmeyen dizini döver’, ‘Karının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin’ gibi bu deyimler yanlış. Bu deyimleri, döngüyü sizler değiştirin ve kırın. Mutlaka hobi kazanın, hobilerinizle uğraşın” diye konuştu.

DENİZ UNAY: “SOSYAL MEDYA İLE İNSANİ DUYGULARIMIZI YİTİRİYORUZ”

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay ise sunumunda, Türkiye’de sosyal medya kullanım oranı hakkında bilgiler vererek, 46,03 milyon internet kullanıcısı, 46,01 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı olduğunun bilgisini verdi. Sosyal medyanın insan hayatındaki olumsuz etkilerini anlatan Deniz Unay, “Sosyal medya insanları birbirinden uzaklaştırıyor, bizi giderek yalnızlaştırdı. Artık her şey sanal. İnsani duygularımızı yitiriyoruz, arkadaşlık ilişkilerimiz köreliyor. Ailemize bile vakit ayıramıyoruz. Argo kelimelerin kullanımı sosyal medya ile daha da yaygınlaştı. Bunların yanı sıra, kültürel ve ahlaki yozlaşma, bilgi kirliliğine maruz kalma, özel bilgilerimizin satılması gibi olumsuz etkilerine maruz kalınıyor. İnsanlar bir yılda, yaklaşık 540 saatini sosyal medyada geçirmektedir. Bir yılda sosyal medyaya ayırdığımız bu zaman zarfında, yabancı dil öğrenmemiz mümkün. Sosyal medyada geçirdiğimiz zamanı kitap okuyarak ya da enstrüman çalarak geçirebiliriz. Sosyal medya bize hayal gücü sağlamaz. Terör örgütleri, dolandırıcılar, dini ve siyasi hareketler, uyuşturucu ve mafya, organ ticareti ve uygunsuz içerik, yönlendirici yanlış bilgiler, sosyal medyada beklenen tehlikelerdir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken konulara da değinen Deniz Unay, “Profilinizin tüm ayrıntılarıyla raporlanıp bir veriye dönüştürüldüğünü, legal kuruluşlar tarafından kayıt altına alınırken milyonlarca verinin saklandığını, siz silseniz bile internete yüklediğiniz hiçbir şeyin silinmediğini, profillerinizde kullandığınız kayıtlar üzerinden bankacılık bilgilerinizin bir kısmına erişebileceğini, belli belirsiz yönlendirmelerle yaptığınız paylaşımların kaynağına dikkat ettiniz mi?” diye konuştu.

Seminerin sonunda Mersin Barosu Başkanı Av. Ali Er, Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca’ya ve panelistlere teşekkür ederek plaketİ takdim etti.