Mersin Barosu’nun 2018-2019 yılı stajyer avukatlar için düzenlemiş olduğu Staj Eğitim Programı’nın ilk dönemi başladı. Eğitim programı kapsamında 249 stajyer avukat, mesleki eğitimle donatılarak geleceğe hazırlanıyor.

Mersin Barosu 2018-2019 Staj Eğitim Dönemi’nin açılışı, Mersin Barosu Konferans Salonu’nda, Mersin Barosu Başkanımız Av. Bilgin Yeşilboğaz ve önceki dönem Baro Başkanlarımız Av. Halit Akın ve Av. H.Hulki Özer’in mesleki tecrübelerini paylaşıp, tavsiyelerde bulunması ile yapıldı. Mersin Barosu yönetim kurulu ve Staj Eğitim Merkezi Başkanı Kasım Kozanoğlu’nun da bulunduğu eğitimin açılış konuşmasını yapan Mersin Barosu Başkanımız Av. Bilgin Yeşilboğaz, baromuzun tarihçesi ve önemi hakkında bilgiler vererek, “Öncelikle Mersin Barosu’nda staj yapıyor olmanızın sizler için bir ayrıcalık olduğunu, sizlere çok fazla artı değer kazandıracağını özellikle bilmenizi istiyorum. Çünkü Mersin Barosu, Cumhuriyetle yaşıt, birçok projeye öncülük etmiş olması sebebiyle köklü bir barodur. Türkiye’deki barolarda kullanılan ve barolara ekonomik katkı sağlayan 'baro pulu', Mersin Barosu’nun icadıdır. Mersin Barosu o günün koşullarıyla borç batağında iken baromuzun borçlarını ödemek için ‘baro pulu’ çıkarmıştır ve borçlarını bu yardımlaşma sistemiyle ödemiştir. Bu icadımız Türkiye Barolar Birliği tarafından benimsendi ve projemiz tüm barolarda şu anda uygulanıyor. Avukatlık mesleğinin ekonomik ve siyasal anlamda yol kat etmesinde Mersin Barosu’nun rolü çok büyüktür.

Birçok baro, fiziksel mekân yetersizliği nedeni ile stajyer avukatlara sınırlama getirmiştir. Bu açıdan sizler şanslısınız. Çünkü Mersin Barosu olarak gökdelendeki hizmet binamız, tüm meslektaşlarımıza gerekli eğitimi verecek her türlü imkâna ve donanıma sahip. Bu hizmet binamızı sadece meslektaşlarımızın kendi maddi destekleri ile baromuza kazandırılmıştır. Bu açıdan Mersin Barosu, gerek fiziki mekanı ve donanımı ile bir çok barodan öndedir.

Mersin Barosu ailesi her geçen gün daha da büyümektedir. Değişik yıllara göre Mersin Barosu’na kayıtlı avukatların mevcudunu sizlerle paylaşacak olursam; 1940 yılında 20, 1951 yılında 45, 1961 yılında 81, 1971 yılında 152, 1981 yılında 319, 1982 yılında 327, 1985 yılında 391, 1986 yılında 445, 1986 yılında 446, 1989 yılında 516  avukat kayıtlı idi. 365 avukat Mersin’de, 80 avukat Tarsus’ da 38 avukat Gülnar’da görev yapmaktaydı. 1990 yılı itibari ile Baro’da staj yapmakta olan stajyer adedi de 67’dir. Şimdi ise baromuza kayıtlı 2000’den fazla avukat kayıtlı olup, staj yapan avukat sayımız ise 249 kişidir” diye konuştu.

“AVUKATLIK MESLEĞİ CUMHURİYET DEVRİMİ İLE BAŞLAMIŞTIR”

Ülkemizde de çağdaş anlamda avukatlık mesleğinin ve baroların, Cumhuriyet devrimi ile başladığını belirten Mersin Barosu Başkanımız Av. Bilgin Yeşilboğaz, “Cumhuriyetin değerlerinden olan çağdaş uygarlığın hukuksal ifadesini hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü oluşturur. Çağımızda, Hukuk devletinin özü; "insanın insan olmasından ileri gelen, devredilemez dokunulamaz temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunun kabulünde" ve "adalet esasına göre devlet otoritesinin hukukla sınırlandırılmasında" temelini bulur. Başka bir deyişle, "hukuk devletini kuran, temel haklar"dır. Hukuk devleti, bu kuruluş ve otoritenin sınırlandırılmasını, savunmaya güçlü ve bağımsız konum tanıyarak gerçekleştirebilir. Bağımsız savunmayı temsil eden Avukat, halkın hak arama özgürlüğünün sesi ve teminatıdır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1'inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder" denilmek suretiyle avukatlık mesleğinin "yargının kurucu unsuru"olduğu açıkça ifade edilmiştir.

“AVUKATLARIN YARGININ DIŞINDA TUTULMAK İSTENMESİ, YARGIYI SAKAT BIRAKAN ANLAYIŞTIR”

Avukatın hukuki bilgi ve tecrübelerini "adalet hizmetine tahsis" etmesi ve bu şekilde adalete yardımcı olması sebebiyle "yargısal bir görev" ifa ettiği kabul edilmektedir. Tüm bu değerlendirmelerden çıkan sonuç, savunmayı temsil eden avukatları içermeyen bir yargı ve yargılamadan söz edilemez. Savunmanın temsilcisi olan avukatların yargı dışı değerlendirilmesi ve "istenmesi" daha başlangıçta "yargı"yı sakat bırakan bir anlayıştır. Bu anlama ve algılamalar olduğu sürece "adil yargılanma hakkı"nın da yaşama geçmesi mümkün değildir. Adil yargılamanın olmadığı yer hukuk devleti de olamaz.

Hukuk devletinin en önemli kurumlarından birisi "adil yargılanma hakkı"dır. Bu hakkın uygulanması, korunması, geliştirilmesi ve güçlendirilmesi; bağımsız mahkemelerin, tarafsız ve donanımlı yargıçların, insan haklarına saygılı, gerçeğin ortaya çıkmasına, adaletin gerçekleşmesine katkı yapacak bilgili ve sorumlu savcıların ve yine bilgili, sorumlu, cesur ve bağımsız avukatların varlığına bağlıdır” şeklinde konuştu.

Daha sonra konuşan Staj Eğitim Merkezi Başkanı Kasım Kozanoğlu, eğitimdeki amaçlarının, üniversitedeki derslerin tekrar edilmesinden ziyade avukatlığa geçişte bir son bekleme odası olan bu staj döneminde, derslerin tamamını belli ölçülerde özetleyerek bilgileri tazeleyebilmek olduğunu söyledi.

Daha sonra Baro Başkanımız Av. Bilgin Yeşilboğaz, önceki dönem Baro Başkanlarımız Av. Halit Akın ve Av. Halil Hulki Özer, mesleki tecrübelerini paylaşıp, stajyer avukatlara tavsiyelerde bulundu.